bugün
yenile
    1. -1
      +
      -entiri.verilen_downvote
      t: vakti zamanında tümer metin'in beşiktaş'tan fenerbahçe'ye transfer olması üzerine, çarşı'nın tümer'e ithafen yaptığı tribün bestesidir. bir anektodu da şudur ki; malum süreçte beşiktaş taraftarının küfür etmemesi gerekmekte. ederlerse, kalan kritik maçlarda cezalı olacaklar. ama tümer'e de tepkilerini getirmezlerse olmaz. derken ortaya tümer'i küfür etmeden yeren bu güzide beste filizlenir.. verilen refleks niteliğindeki doğal tepkiyi anlıyorum. lakin hak veremiyorum. adam doğma büyüme beşiktaş'lı. üstüne üstlük gönlündeki takımda 100. yıl şampiyonluğu yaşamış. hatta 100. yıl şampiyonluğunu getiren golde asist yapmış.. sadece bu bile bu adamın kulüp tarihine altın harflerle geçmesine vesile olmaya yeter de artar bile. macera olsun diye ezeli rakibine imza atıp sosyal hayatını neden göz göre göre zehir etsin ki? ki yaşadığı sıkıntıların bazılarını, olaylardan yıllar sonra yeri gelince dile getirmiş; link bir de o kadar hakkaniyetli bir adam ki, kendisine yapılan bu ağır bestenin hakkını -her ne kadar buram buram yargısız infaz koksa da- teslim ediyor. - link adam yıllarca susmuş lan. sırf konuşursa patavatsız cahiller ortalığı daha çok bulandırır diye diye susmuş. bir insan çok da hayati olmayan sikindirik futbol için, belirli bir güruh tarafından bu kadar sindirilmemeli. sosyal hayatının, psikolojisinin, kariyerinin içine edilmiş adamın. niye? sırf ezeli rakibe imza attı diye. kimse de sormamış ki; yav bu adam niye sevdalısı olduğu takımda kalmak istemesin? birileri bunun formasını çıkarırcasına çekiştiriyor olabilir mi? hee başka takıma gidebilir miydi? pekala da giderdi. ama kendi tercihidir, ne olursa olsun saygı duyulmalı. tarih ne hasan vezir'ler, ne selçuk yula'lar, ne tanju çolak'lar, ne rüştü reçber'ler yazmış.. tümer'i mi yazmayacaktı? kaldı ki koskoca metin oktay bile jubile maçında "fenerbahçe formasını 10 dakikalığına da olsa giyer misin?" teklifine "şeref duyarım." diyerek cevap vermiş ve son maçında da formasını can bartu'yla değiştirmiştir. keşke "bizi sevenleri üzmeyelim baba." diyen o adamın duruşunu, onu seven koca futbol camiası gösterebilse.. keza aynı temennim dün süleyman seba edebiyatı yapıp, ama konu bugün şöyle bir şey olunca; (#2231063) "müge anlı'nın işine son verilsin!" nidaları atanlar ve benzer şekilde tutum sergileyen tüm camialar için de geçerli.. neyse konu dağılmasın. tümer'in telefon numarasını, araç plakasını internette paylaşmak nasıl kafadır vallahi anlamıyorum. mecburen aracını değiştirtmişsiniz adama. yok yere bir insanı bu şekilde boğmak vallahi hiçbir akıl ve vicdanla açıklanamaz. kaldı ki tarafınızdan adama yeteri kadar sahip de çıkılamamış. sürecin günah keçisi neden direkt ve sadece o oluyor? bak mesela benzer bir dava bizim gökhan gönül'de de oldu. yok yere gitti gül gibi adam. ama kızamıyorum. kendince haklı çünkü. ve o da tıpkı tümer gibi bir süredir susma aşamasında. - link ve enteresandır; gökhan gönül gençlerbirliği'nde parlayarak fenerbahçe'ye transfer olmuş, daha sonra da fenerbahçe'den beşiktaş'a imza atmış. tümer metin de samsunspor'da parlayarak beşiktaş'a transfer olmuş, daha sonra da beşiktaş'tan fenerbahçe'ye imza atmış. bu zaten bilindik bir şey ama, şu daha ilginç. gökhan fenerbahçe'ye geldiği sezon tümer'le oda arkadaşlığı yapmış ve o zamanlar farkında olmasa da ileride yaşayacağı süreci birinci ağızdan şahit olmuştur. - "tümer abi anlıyordur benim ne dediğimi.." o tezkere olayını da bir geçin. günümüzde o işlere bulaşmayan futbolcu, sanatçı, iş adamı, bilmem kimin çocuğu/yeğeni yok yok.. sadece tümer'e bu sebepten yüklenecekseniz tarkan'dan başlayıp arda turan'a varana kadar geniş bir yelpazede herkese aynı eleştiriyi getirmeniz lazım. ki getirseniz de çok da tın onlar için. malum bestenin söylendiği o ilk gün hakkında, tümer biyografi kitabında şunları söylemiş; "seyirci bana tepkisini ve kırgınlığını gösteriyordu ama ben de tepkili ve kırgındım. o gün sahanın ortasına bağdaş kurup, elimde mikrofonla bütün stada anlatmak isterdim bütün yaşadıklarımı, yaşananları.. kırgınlığımı, kızgınlığımı, çubuklu formadan nasıl koparıldığımı.." velhasıl; bu bestenin yargısız infazını da, belki de istese objektif olarak adam akıllı yargılama yapamayacak olan zihniyetini de sevmiyorum. ama aurası çok sağlam be.. not: tümer'in kariyerinde iki lig şampiyonluğu var. ikisi de bulunduğu takımların 100. yıl şampiyonluğu.. --- spoiler --- gitsen ne fark eder!? kalsan ne fark eder!? aldığın dolarlar, elbet bir gün biter! beşiktaş çarşı'sı, erkeğe küfreder! işte sen bu kadar, zavallısın tümer! - link --- spoiler ---
    2. 1
      +
      -entiri.verilen_downvote
      günlerdir dinlemeden duramadığım çarşı bestesi. daha önce de elbet yazmışımdır ama benim için anlamı 2006 yılının türkiye kupası finalinden başlar. o yıl bok gibi geçmiş ligin yanında finale kalınmış bir türkiye kupası vardı final fenerbahçe'ye karşıydı. tabii ki turkuaz medya grubu anasını sikmeden önce türkiye kupası oldukça önemliydi. öyle böyle bir kadro kalitesi farkı yoktu arada. fener'in orta sahasında appiah vardı bizim orta sahada mehmet sedef amk. adamların forveti anelka, bizimki gökhan güleç ahsahfdhg. yine de önemli değil bizim beşiktaşlı tümer'imiz var solda. 2-0 öne geçtik, fener 2-2 yaptı. o gün ben 9 yaşında falanım köyde benden büyük kuzenimle izliyoruz. bunlar geri dönünce bana nasıl psikolojik baskı yapıyor... dakika olmuş 115 elde tırnak gözde fer kalmamış o an soldan biri çıktı bi çalım attı volkan'ın soluna bi koydu cennet ayaklarımın önüne serildi cehennem gibi hatay sıcağında. beşiktaşlı tümerimiz bundan birkaç ay sonra asla yapmam dediği bir şeyi yaptı fener'e gitti. biz de beşiktaşlıyız. bizi o formadan kimse koparamazdı, koparamadı. anam babam önüme dizilip seni evlatlıktan reddederiz dese kopmazdım, beni orada vursalar da kopmazdım. be amına kodumun tümer'i sen neden koptun? hani beşiktaşlıydın? öyle açıklamalardan sonra profesyonellik beklemek neyin kafası? çok profesyoneldin de neden gelen tepkilere karşı stadın ortasına oturup dert anlatmak istedin? işte bu asla affedilemeyecek bir ihanettir. ulan tümer, senin yüzünden ben ateist bile oldum güvene karşı şüpheye vurunca kendimi. o maç gecesi 9 yaşımda atlete siyah kalemle çizgiler çizip yaptığım siyah beyaz forma en kral paralarla gelecek renkli formalardan yeğdi olum benim için. hani sen de beşiktaşlıydın? sen keyfinin pezevengi sergen değildin. ben sana güveniyordum oğlum. sen beni sattın. velhasıl benim için ihanetin, sevgi ve sadakattan şüphe duymanın başlangıcı olmuştu bu olay. bu olaya dair en iyi cevapsa bahsi geçen besteydi. sen o günden sonra ne beşiktaş efsanesi olarak anılmayı hak ettin ne de anıldın. işte sen bu kadar zavallısın tümer.